Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck

Fareler ve İnsanlar / John STEİNBECK

( Metin ÖZDEMİR)

“İnsan olmak kolay değildir, hele ki ‘insanca’ yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!”

Fareler ve İnsanlar Nobel edebiyat  ve Pulitzer ödüllerinin  sahibi John Steinbeck tarafından yazılmış bir roman.  Amerika’nın 1929 Ekim’deki borsa krizinden, II. Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar geçen 12 yıl süren Büyük Buhran sırasında, Kaliforniya’da bir çiftlikte  gerçekleşen olayları konu alıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eser’den bir tanesi ve akıcı üslubuyla okurlar rahatlıkla okuyabilirler.

Kitaptaki iki temel karakterimiz George Mill ve Lennie Small. John Steinbeck bu kitabında büyük umutları olan iki küçük insanın hayat mücadelesini sunmuş okurlara. Hafıza sorunları olan Lennie çok masum, iyi niyetli ve kuvvetini ayarlayamayacak kadar güçlü birisi. Kuvvetli ama zekası çok az. George ise çok zeki ve sıska birisi. Yani Sanayi devrimi ile birlikte beyin, fiziksel kuvvetin önüne geçmesi olarak da açıklanabilir bu tezatlık. Lennie George’u çok seviyor. O ne derse ona uyuyor. Akıl hocası gibi. George için Lennie ile yaşamak zor olsa da  Lennie’yi bir emanet olarak görüyor.
Lennie, yumuşak şeyleri okşamayı çok seviyor. Ama fareleri severken boyunlarını kırıyor.
Bu iki işçi fiziksel olarak farklı olsa da ortak hayalleri  çalışıp para biriktirmek ve kendi çiftliklerine sahip olmak. Bir fare gibi çalışan bu insanların hayallerine kitapta daha sonra farklı karakterler de katılır.
George için sürekli problem üreten Lennie’ ye çalıştıkları yeni çiftlikte patronun oğlu ve kötü ahlaklı karısı Lennie ve Georgia bela olurlar. Patronun oğlu Georgia Lennie’ den hoşlanmaz. Lennie’nin zaafı hâlâ devam ediyor. Bu da başına sürekli bir bela getiriyor. Yumuşak şeyleri seviyor fakat fazla kuvvet uygulayıp öldürüyor. En son severek köpek öldürür fakat şansızlığı o ki Curley’in (patronun oğlu) eşi de oradadır. Beni saçımı da okşa diyerek yanına çağırdığı Lennie’nin aşırı güç kullanmasından korkup çırpınınca Lennie de telaşlanıp, ağzını kapatıp yanlışlıkla kadını öldürüyor. George başın belaya girdiğinde daha önce anlaştıkları bir yer vardır. George Lennie’nin ortalıkta  olmadığını görünce anlamıştır yine Lennie’nin başına kötü bir şeyler geldiğini. Kucağında ölü köpek yavrusu ile birlikte Lennie anlaştıkları yerde beklemektedir.  George, arkadaşının, intikam peşindeki Curley tarafından vahşice öldürülmesini istemez. Lennie’yi onlardan önce bulur, hayallerindeki çiftliği anlatarak sakinleştirir ve kafasının arkasına dayadığı silahı ateşleyerek öldürür.

ABD’de orta öğretimde okunması zorunlu kitaplardan biri olan Fareler ve İnsanlar, karakterlerinin saldırgan ve bayağı dili sebebiyle sıkça sansüre hedef olmuş, bu yüzden de American Library Association tarafından 21. yüzyılın en fazla sorgulanan kitapları arasında gösterilmiştir. ( https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Fareler_ve_%C4%B0nsanlar)

“Ben kendim de bayağı uzun bir süre göçmen işçiydim. Öykünün geçtiği yerlerde çalıştım. Karakterler bir yere kadar, çeşitli insanların karışımıyla ortaya çıktı. Lennie ise gerçek biriydi. Şu anda Kaliforniya’daki bir akıl hastanesinde. Onunla haftalar boyunca yan yana çalıştım. Gerçek Lennie bir kızı değil, bir ustabaşını öldürdü. Kızgındı, çünkü patron arkadaşını işten çıkarmıştı, Lennie de dirgeni karnına saplayıverdi. Bunu arka arkaya defalarca yapışını izlediğimi anlatmaktan nefret ediyorum. Onu, çok geç olmadan durdurmayı başaramadık.”
—John Steinbeck, The New York Times röportajı, 1937
Kitapta işçi sınıfının mücadelesinin yanında ırkçılığa da yer veren John Steinbeck’in Crooks karakteri çiftlikte çalışan tek zenci ve diğer işçilerden  ayrı bir yerde yaşıyor ve ona ayrımcılık yapılıyor. Zengin azınlıklar fakir çoğunluğa hep galip gelmeli mi? Bana göre sorulması gereken diğer bir soru…
Kitap bu kadar hüzünlü bitmek zorunda mıydı? Bu iki işçi hayallerine giden yolda acı gerçekleri yaşamalı mıydı? John Steinbeck’in karakterleri zayıf fıtratlı mı olmalıydı? Okurların değerlendireceği bir mesele. Ama hayallerimizin peşinden sonucu ne olursa olsun koşmamız gerektiğine inanıyorum. Tertemiz hayaller başkaları tarafından kirletilme ihtimali olmasına rağmen. Yol uzun, dikenli. Ama neticesi güzel olunca daha da anlamlı oluyor. Önemli olan yolda olmak, olabilmek… Öğrenilmiş çaresizliklere kulak asmamak…
” İnsanlar ve fareler hiç bir zaman hayallerini gerçekleştiremez” dese de Robert Burns ben bir gün gerçekleştireceklerine inanıyorum. Ezilen sınıfın iktidar olduğunda da ezen taraf olmaması ümidini de korumak istiyorum. Kısır döngünün devam etmemesi için. Kardeşçe yaşamak çok zor olmamalı…

“İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.”

Bu kitap için keyifli okumalar diyemesem de iyi okumalar!

Metin ÖZDEMİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir