Salgın Nedeniyle 2020’de Polonya Ekonomisi Daralacak

Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncellemesinin bugün yayınlanan son baskısına göre, Polonya ekonomisi bu yıl yüzde 3,9′ luk bir daralma ile yaklaşık otuz yıldır ilk resesyonunu kaydetmeye hazırlanıyor.

Pandemiye bağlı kısıtlamaların hafifletilmesi, birçok sektörde ekonomik faaliyetin normalleşmesi, hükümet tarafından uygulanan büyük ekonomik paket ve kilit ticaret ortaklarındaki toparlanmanın 2021’de ılımlı bir toparlanmayı desteklemesi bekleniyor.

Dünya Bankası’ na göre, Polonya’daki büyümenin 2021’de yüzde 3,5’e ulaşması bekleniyor. 2020’de öngörülen durgunluk, Haziran ayında öngörülen yüzde 4,2′ lik daralmadan daha az etkili ve 2021’deki toparlanmanın ise daha önce tahmin edilenden daha hızlı olması bekleniyor. Ancak bu durumla ilgili önemli riskler devam ediyor.

“COVID-19 salgını vurduğunda Polonya ekonomisi güçlüydü. Dünya Bankası’nın Polonya ve Baltık Devletleri Temsilcisi Marcus Heinz, uzun yıllar kesintisiz büyüme, ihtiyatlı makroekonomik politikalar, AB fonlarına erişim ve sosyal programlar krizin etkilerini hafifletmeye ve olumsuz sonuçlarını sınırlamaya yardımcı oldu ”diyor. ‘’Ancak, diğer önlemlerin yanı sıra sağlık hizmetlerini, eğitimi güçlendirerek ve yatırım ortamını iyileştirerek salgın sonrası dirençli bir iyileşmeye yatırım yapmaya başlamalıyız.’’ diye ekliyor.

2020 yılında pandeminin neden olduğu daralmanın Avrupa ve Orta Asya’daki tüm ülkelerde yoksulluğu artırması bekleniyor. Üst orta gelirli ülkelerde geleneksel olarak kullanılan 5,50 dolar olan yoksulluk sınırına göre, 6 milyon kişi daha yoksulluğa düşebilir.

Pandemi, bölgede eğitim ve sağlığı olumsuz etkiledi. Virüs şimdiden binlerce insanı öldürdü ve hayatta kalan bazı insanlar uzun vadede sağlık problemleri ile karşılaşabilecek. Okulların kapatılması, üçte bir ila bir tam yıllık eğitim süresine eşdeğer öğrenme kayıplarına yol açabilir ve dezavantajlı geçmişlere sahip öğrencileri orantısız bir şekilde etkileyerek eşitsizlikleri daha da kötüleştirebilir.

Rapordaki özel bir analiz, yüksek öğretime erişimi ve kalitesini iyileştirmenin ve sağlık için yetişkin risk faktörlerini azaltmanın, bölgede dirençli bir iyileşme için anahtar olduğunu ortaya koyuyor. Dünya Bankası’nın ‘’İnsan Sermayesi Endeksi’’ ile ölçülen bölgedeki ülkeler görece iyi temel eğitim ve sağlık hizmetleri sunarken, gelecekte bireylerin ve ülkelerin başarılı olması için daha fazlasının yapılması gerekiyor.

Sadece hayatta kalmak yeterli değil, basitçe temel eğitimi tamamlamak da değil. Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya Baş Ekonomisti Aslı Demirgüç-Kunt, yetişkinlerin yaşamları boyunca sağlıklı, aktif ve üretken kalmaları gerektiğini söyledi. “Aktif ve üretken yaşlanmayı tehlikeye atabilecek obezite, sigara ve ağır içiciliğin sağlık risklerini azaltmak ve yüksek öğretim kurumlarının öğrencileri günümüz iş piyasalarının zorluklarına hazırlamasını sağlamak özellikle önemlidir.”

Bölge genelinde, nüfusun yüzde 18’inden fazlası obez, insanların yaklaşık yüzde 23’ü epizodik içiciler ve yaklaşık yüzde 26’sı halen sigara içiyor. Bu sağlık riskleri, bölgedeki yetişkin yaşam beklentisinin de en düşük olduğu Doğu Avrupa ve Rusya’da özellikle yüksektir. Bu risklerin yaygınlığı yalnızca kardiyovasküler hastalık gibi durumların olasılığını değil, aynı zamanda COVID-19 gibi bulaşıcı hastalıkların mortalite ve morbidite sonuçlarını da artırır.

İnsanların hızla değişen iş gücü piyasalarında rekabetçi kalabilmeleri için kaliteli yüksek öğretim çok önemlidir. Batı Balkanlar, Doğu Avrupa, Güney Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinde yüksek öğretimin iyileştirilmesi, sürekli dış göç karşısında yüksek vasıflı iş gücünü korumalarına da yardımcı olacaktır.

Kaynak: https://moderndiplomacy.eu/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir