Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasına dikkat çeken itiraz!
Fon soruşturması kapsamında tutuklandığı belirtilen Fatma Betül Sayan Kaya hakkında verilen karara avukat Deniz Aksoy'dan itiraz geldi. Kaya'nın yargılanması gerektiğini ancak tutuklama tedbirinin hukuken ağır olduğunu savunan Aksoy, eşi İlyas Kaya'nın da aynı hukuki sorumluluğu taşıdığını öne sürdü. Aksoy'un açıklamaları, tutuklama tedbirinin uygulanmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında verildiği aktarılan tutuklama kararı, siyasi ve hukuki tartışmalara konu oldu. Yeni Parti'nin kurultay sürecinde görev aldığı belirtilen avukat Deniz Aksoy, kararın hukuki açıdan doğru olmadığını savunarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Aksoy, Kaya'ya yöneltilen suçlamaların yargı önünde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederken, tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi.
"FATMA BETÜL SAYAN KAYA'NIN TUTUKLANMASI DOĞRU DEĞİLDİR"
Tutuklu eski Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in avukatı olduğu belirtilen Deniz Aksoy, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki tutuklama kararını eleştirdi.
Aksoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanması doğru değildir. Eylemi suçtur. Kesinlikle yargılanmalıdır. Ahlaken de siyaseten de savunulacak yönü yoktur. Ama cezası 3-5 yıl olan suçtan tutuklama kararını savunursak bütün haksız tutuklamaların önünü açarız. Bu suça adli kontrol yeterlidir."
Aksoy'un suçun oluştuğuna ilişkin değerlendirmeleri kendi hukuki görüşü niteliğinde olup, ceza sorumluluğuna ilişkin kesin hüküm anlamına gelmiyor.
"TOPLUMUN TEPKİSİNİ DİNDİRMEK İÇİN TUTUKLAMA UYGULANMAZ"
Tutuklama kararının ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan Aksoy, adli kontrol tedbirinin yeterli olabileceğini belirtti.
Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Toplumun tepkisini dindirmek için tutuklama tedbiri uygulanmaz. Zararın giderilmesi halinde cezanın yarı oranında indirileceği düşünülürse infaz hukuku açısından tutuklama ağır olmuştur. Bu tutuklamayı hukukçuların savunmasını kabul etmiyorum. Vatandaş tabii ki memnun olmuştur."
"FATMA SAYAN TUTUKLANDIYSA EŞİ DE TUTUKLANMALIYDI"
Aksoy'un açıklamasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya'ya ilişkin değerlendirmesi oldu.
Aksoy, iki ismin aynı hukuki sorumluluğu taşıdığını ileri sürerek şu ifadeleri kullandı: "Fatma Sayan tutuklandıysa eşi de tutuklanmalıydı. TCK 37 kapsamında aynı sorumlulukları var."
Türk Ceza Kanunu'nun 37'nci maddesi, suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren kişilerin fail olarak sorumluluğunu düzenliyor. Ancak bir kişinin tutuklanıp tutuklanmayacağı, her şüpheli bakımından ayrı değerlendirilen hukuki koşullara bağlı bulunuyor.
EĞİTİM GEÇMİŞİ VE BURSLARININ ARAŞTIRILMASINI İSTEDİ
Deniz Aksoy, açıklamasında Fatma Betül Sayan Kaya'nın eğitim geçmişine ilişkin de çeşitli iddialar gündeme getirdi.
Kaya'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesinden aldığı öne sürülen bursun, eğitim gördüğü kurumların, yüksek lisans sürecinin ve oğlunun Robert Koleje kabulünün araştırılması gerektiğini savundu.
Aksoy, söz konusu konularla ilgili usulsüzlük iddialarında bulunurken bunları doğrulayan somut bulgular paylaşılan metinde yer almadı.
YENİ PARTİ'NİN KURULTAY SÜRECİNDE YER ALDIĞI BELİRTİLDİ
Paylaşılan bilgilere göre avukat Deniz Aksoy, 10 Temmuz 2025 tarihinde CHP üyeliğini sonlandırdı. Aksoy'un daha sonra Yeni Parti yapılanmasında yer aldığı ve partinin kurultay sürecine üye olarak katıldığı belirtildi.
Aksoy'un açıklamaları, özellikle tutuklama tedbirinin ölçülülüğü ve şüpheliler arasındaki hukuki sorumluluk değerlendirmeleri açısından tartışma yarattı.
Yorumlar (0)
Yorumlar yükleniyor...