Osman Gazi’nin miğferi ABD’de ortaya çıktı
Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine ait olduğu belirtilen önemli bir eserle ilgili dikkat çeken bir açıklama yapıldı. Yeniçağ Tarihi Uzmanı ve Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz, Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’ye ait olduğunu belirttiği çelik miğferi, New York Metropolitan Müzesi envanterinde tespit ettiğini duyurdu.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yeniçağ Tarihi Uzmanı ve Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz, Osman Gazi’ye ait olduğunu belirttiği çelik miğferi ABD’de tespit ettiğini açıkladı.
Gazeteci İbrahim Öge’nin sorularını yanıtlayan Yılmaz, eserin New York Metropolitan Müzesi envanterinde bulunduğunu ve üzerinde Osman Gazi’ye ait olduğunu söylediği tuğra ile Kayı damgasının yer aldığını ifade etti.
Yılmaz, daha önce Katar’daki ilk sikke ve Paris’teki orijinal şecereyle ilgili yaptığı tespitlerin ardından, bu kez Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’ye ait olduğunu belirttiği miğferi gündeme taşıdı.
“Osman Bey’in Sultan Olduğunu Doğruluyor”
Hakan Yılmaz, miğferin Osman Gazi’nin tarihî konumu açısından önemli bilgiler içerdiğini söyledi.

Miğfer üzerinde yer alan gümüş kakma Arapça kitabede Osman Gazi’nin kendisini “Sultânü’l-a‘zam” ve “Hânü’l-mu‘azzam” unvanlarıyla tanıttığını belirten Yılmaz, arka yüzdeki madalyonda ise “Nâsırü’d-dîn ‘Osmân Sultân” ifadesinin bulunduğunu kaydetti.
Yılmaz, bu ifadelerin Osman Gazi’nin bağımsız bir sultan olmadığı yönündeki tartışmalara güçlü bir cevap niteliği taşıdığını savundu.
“Etnik Köken Tartışmalarına Son Noktayı Koyuyor”
Hakan Yılmaz, söz konusu eserin yalnızca Osman Gazi’nin siyasi statüsüne değil, etnik kökeni ve kavmî aidiyeti hakkındaki tartışmalara da ışık tuttuğunu ifade etti.
Yılmaz, “Bu miğfer Osman Bey’in bir sultan olduğunu, bağımsız bir devlet kurduğunu doğrulamakla kalmıyor, onun uzun zamandır tartışılan etnik kökeni ve kavmî statüsü ile ilgili tartışmalara da artık son noktayı koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Miğferin Metropolitan Müzesi’ne Uzanan Yolculuğu
Hakan Yılmaz, Osmanlı dönemine ait askerî eşyaların geçmişte Aya İrini mahzenlerinde ve farklı arşiv alanlarında muhafaza edildiğini belirtti.
İstanbul’un fethinden sonra başlayan bu uygulamanın II. Mahmud dönemine kadar sürdüğünü ifade eden Yılmaz, Osman Gazi ve sonraki padişahlara ait olduğunu düşündüğü bazı miğfer ve zırhların zamanla koleksiyonerlerin eline geçtiğini söyledi.

Yılmaz’ın aktardığına göre, Osman Gazi’ye ait olduğu belirtilen miğfer son olarak George Cameron Stone koleksiyonuna dahil oldu. Stone’un 1935’teki ölümünün ardından ise vasiyeti üzerine varisleri tarafından Metropolitan Art Museum’a bağışlandı.
“Kitabede Osman İsmi Okunamadı”
Miğferin bugüne kadar neden fark edilmediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, daha önce bu alanda yapılan katalog çalışmalarında eksik okumalar olduğunu savundu.
Yılmaz, uzman David G. Alexander’ın müze kataloğunda miğferin fiziksel özelliklerini iyi tasvir ettiğini ancak kitabe metninde atlamalar yaptığını ve “Osman” isminin geçtiği bölümü okuyamadığını ifade etti.
Murad Hüdavendigâr’a Ait Olduğu Belirtilen Miğfer de Gündemde
Hakan Yılmaz, Metropolitan Müzesi’nde Osman Gazi’ye ait olduğunu belirttiği miğfer dışında, aynı ölçülerde ve tasarımı Orhan Gazi’nin Askerî Müze’deki miğferine benzeyen başka bir miğfer daha tespit ettiğini söyledi.

Yılmaz, ana kitabesinden bu miğferin Murad Hüdavendigâr’a ait olduğunun anlaşıldığını belirtti.
Ayrıca Sotheby’s’te müzayedeye çıkarılan ve Phillippe Missillier koleksiyonundan geldiği belirtilen başka bir miğferin de Orhan Gazi’ye ait olabileceğini ifade etti.
Yılmaz, Henry Walters Sanat Müzesi koleksiyonunda ve yine Metropolitan Müzesi’nde ilk Osmanlı dönemine ait olabileceğini düşündüğü başka miğferler üzerinde de çözümleme çalışmalarının sürdüğünü aktardı.
“Miğfer Türkiye’ye Getirilmeli”
Hakan Yılmaz, yetkililere çağrıda bulunarak Katar’daki sikke, Paris’teki şecere ve New York’taki miğferin Türkiye’ye getirilmesi için girişimlerin hızlandırılması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, özellikle Osman Gazi’ye ait olduğunu belirttiği miğferin Topkapı Sarayı’nda veya Askerî Müze’de sergilenebileceğini ifade etti.
Eserlerin kadim başkent Bursa’da kurulacak yeni bir müzede de bir araya getirilebileceğini belirten Yılmaz, bu mirasın Türk halkının görebileceği şekilde sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Tarih Dünyasında Tartışma Yaratacak Tespit
Osman Gazi’ye ait olduğu öne sürülen miğferle ilgili açıklama, Osmanlı’nın kuruluş dönemine dair tartışmalara yeni bir başlık ekledi.
Hakan Yılmaz’ın tespitlerinin akademik çevrelerde ve tarih araştırmacıları arasında yeni değerlendirmelere konu olması bekleniyor.
Yorumlar (0)
Yorumlar yükleniyor...