Ferhat Göçer yıllar önce yaşadığı zorlu dönemi anlattı!
Ünlü şarkıcı Ferhat Göçer, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra doktorluk yerine opera sanatçısı olmak istediği dönemde yaşadığı zorlukları anlattı. Devlet Operası'nda kadro bulamadığını ve mecburi hizmete gitmek zorunda kaldığını belirten Göçer, “Çok büyük bir depresyona girdim” dedi. Ünlü sanatçı, Haydarpaşa Numune Hastanesi'ni konservatuvara yakın olduğu için tercih ettiğini de açıkladı.

Şarkıcı Ferhat Göçer, müzik kariyerine başlamadan önce tıp fakültesinden mezun olduğu dönemde yaşadığı mesleki kararsızlıkları ve sanatçı olma hayalini gerçekleştirmek için verdiği mücadeleyi anlattı.
Doktorluk yapmak istemediğini ancak ailesinin beklentileri ve yaşadığı koşullar nedeniyle hekimlik kariyerine devam etmek zorunda kaldığını belirten Göçer, o yıllarda yaşadığı zorlu süreci paylaştı.
“TIP FAKÜLTESİNİ BİTİRDİM AMA HEKİMLİK YAPMAK İSTEMİYORDUM”
Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı'nı (TUS) kazanamadığını anlatan Ferhat Göçer, sanatçı olma hayaliyle Devlet Operası'nın kapısını çaldığını söyledi.
O dönemde Devlet Operası'nın başında Yekta Kara'nın bulunduğunu belirten Göçer, aralarında geçen konuşmayı şöyle aktardı: “Gittim, 'Ben okulu bitirdim, açık söyleyeyim hekimlik yapmak istemiyorum' dedim. 'Ben sanatçı olmak istiyorum, burada sözleşmeli korodayım, bir kadro şansım var mı?' diye sordum.”
“FERHAT KUSURA BAKMA, KADRO MADRO YOK”
Opera sanatçısı olarak kadroya geçmek istediğini ancak olumlu yanıt alamadığını belirten Göçer, Yekta Kara'nın kendisine verdiği cevabı anlattı.
Göçer, “'Ferhat kusura bakma, kadro madro yok' dedi. Kös kös geri döndüm ve mecburi hizmete gitmek zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.
“AİLEME HEKİM OLMAYACAĞIMI SÖYLEYEMEZDİM”
Sanatçı olma hayalini gerçekleştirememesinin yanı sıra ailesinin beklentilerinin de kendisini zorladığını ifade eden Ferhat Göçer, anne ve babasına doktorluk yapmak istemediğini söyleyemediğini belirtti.
Ünlü şarkıcı, şu sözleri kullandı: “Dönüp anne babama da bir şey diyemezdim. Çünkü tıp fakültesini bitirip çocuklarının hekim olmayacağını öğrenmek herhalde onlar için hayatlarının en kara günü olacaktı.”
“ÇOK BÜYÜK BİR DEPRESYONA GİRDİM”
Hayalini kurduğu opera kariyerine başlayamamasının kendisini psikolojik olarak olumsuz etkilediğini anlatan Göçer, mecburi hizmet döneminde yaşadıklarını da paylaştı. Göçer, “Çok büyük bir depresyona girdim ama mecburi hizmete gitmek zorunda kaldım” dedi.
“TUS'A ÜÇ DÖRT KAT HIRSLA ÇALIŞTIM”
Mecburi hizmet döneminde İstanbul'a ve müziğe geri dönmek için yeni bir hedef belirlediğini söyleyen Göçer, TUS'a yeniden hazırlandığını anlattı.
Ünlü sanatçı, “Orada İstanbul'a ve müziğe geri dönme motivasyonuyla TUS'a üç dört kat hırsla çalıştım. Ve Haydarpaşa Numune Genel Cerrahi'yi kazandım” ifadelerini kullandı.
“HASTANEYİ KONSERVATUVARA YAKIN OLDUĞU İÇİN SEÇTİM”
Ferhat Göçer, uzmanlık eğitimi için Haydarpaşa Numune Hastanesi'ni tercih etmesinin arkasında da müzik tutkusunun bulunduğunu açıkladı.
Göçer, “Hastaneyi de sırf konservatuvara en yakın konumda olduğu için seçtim” diyerek doktorluk kariyerini sürdürürken müzikten uzaklaşmak istemediğini dile getirdi.
“BABAM İBRAHİM TATLISES'İN PROGRAMINA ÇIKINCA İKNA OLDU”
Ferhat Göçer, babasının müzik kariyerini değerlendirmek için farklı ölçütleri olduğunu belirterek dikkat çeken bir anısını paylaştı.
Göçer, “Babam, İbrahim Tatlıses'in programına konuk olduğum zaman kariyerime ikna oldu! Herkesin bir kriteri var” ifadelerini kullandı.
Babasının, kendisinin seslendirdiği opera aryaları ve Napoliten şarkılara yakınlık duymadığını belirten sanatçı, bu nedenle başlangıçta yaptığı müziğin ailesinin başarı anlayışıyla örtüşmediğini söyledi.
“İBRAHİM TATLISES GİBİ TÜRKÜ SÖYLESEYDİN MEŞHUR OLURDUN”
Babasının kendisine İbrahim Tatlıses'i örnek gösterdiğini anlatan Ferhat Göçer, opera eserleri seslendirdiği dönemde babasının bu müziğe ilgi duymadığını dile getirdi.
Göçer, “Ben aryalar, Napoliten şarkılar falan söylediğim zaman ona hitap etmiyordu. Onun kriterlerine göre şöhret ya da başarı bu değildi” dedi.
Babasının “İbrahim Tatlıses gibi türkü söyleseydin şimdiye meşhur olurdun” sözlerini de paylaşan Göçer, ailesinin müzik kariyerine bakışını anlattı.
“HEKİM BİR EVLADIN BİLİNMEZE YOLCULUĞUNDAN ENDİŞE EDİYORDU”
Yıllar sonra babasının tepkilerini daha iyi anladığını ifade eden Göçer, ailesinin asıl kaygısının mesleki güvencesini bırakması olduğunu söyledi.
Ünlü sanatçı, şu ifadeleri kullandı: “Geriye dönüp baktığımda motivasyonunun, hekim bir evladının bilinmeze yolculuğundaki tedirginlik olduğunu görüyorum.”
Göçer, doktorluk gibi toplumda saygın ve güvenli görülen bir meslekten sahne sanatlarına yönelmenin ailesi açısından kolay kabul edilebilir bir karar olmadığını belirtti.
“ANNEMİN BABAMIN UĞRADIĞI ŞOKU TAHMİN EDEBİLİYORUM”
Türkiye'de ailelerin çocuklarının doktor olmasına büyük önem verdiğini belirten Ferhat Göçer, kendi ailesinin de benzer beklentiler taşıdığını anlattı.
Göçer, yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye'de oğlunuz hekimse sahne sanatlarıyla uğraşmasını öyle kolay kabul edemezsiniz. 'Çocuğumuz doktor olacak, yetişecek, bize bakacak' derken birdenbire 'Ben şarkıcı olacağım' diye pırtlamış bir adam çıkıyor.”
Ailesinin yaşadığı şaşkınlığı bugün daha iyi anlayabildiğini söyleyen Göçer, “Annemin, babamın uğradığı şoku tahmin edebiliyorum” dedi.
Göçer'in açıklamaları, doktorluk eğitimi almasına rağmen müziği tercih ettiği dönemde ailesiyle yaşadığı fikir ayrılıklarını ve babasının zamanla değişen yaklaşımını ortaya koydu.
Yorumlar (0)
Yorumlar yükleniyor...