İlber Ortaylı’nın son günlerini kızı anlattı: “Güzel bir veda şansı oldu”
Mart ayında 78 yaşında hayatını kaybeden tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, babasının son dönemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ortaylı, babasının sağlık sorunlarına rağmen seyahat tutkusundan vazgeçmediğini, hastanede yanında bulunabilmenin kendisi için özel bir vedaya dönüştüğünü anlattı.

Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın hayatının son dönemine ilişkin bilinmeyen ayrıntıları kızı Tuna Ortaylı paylaştı. Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi gören İlber Ortaylı, 13 Mart 2026’da İstanbul’da hayatını kaybetmiş, 16 Mart’ta Fatih Camii Haziresi’nde toprağa verilmişti.
Katıldığı yayında babasının son yıllarını anlatan Tuna Ortaylı, ünlü tarihçinin hastalıklarına ve devam eden tedavi süreçlerine rağmen seyahat etmekten vazgeçmediğini söyledi.
“Babam evde oturmayı hiç sevmezdi”
Babasının hayatının büyük bölümünü hareket halinde geçirdiğini belirten Tuna Ortaylı, sağlık sorunlarının da bu alışkanlığını değiştirmediğini anlattı.
Ortaylı, babasının sürekli seyahat ettiğini, hastalıklarına ve tedavilerine rağmen gezmeye devam ettiğini belirterek evde oturmaktan hiçbir zaman hoşlanmadığını ifade etti.
Babasının yaşam tarzı nedeniyle son anlarında dahi başka bir yerde olabileceğini düşündüğünü anlatan Ortaylı, hastanede yanında bulunabilmesinin kendisi için beklemediği bir veda fırsatı olduğunu dile getirdi.
“Güzel bir veda şansı oldu”
Tuna Ortaylı, babasının hayatını sürekli seyahat ederek geçirmesi nedeniyle bir gün naaşını başka bir yerden getirmek zorunda kalacağını düşündüğünü söyledi.
Ancak son günlerinde hastanede babasının yanında bulunabilmesinin kendisine onunla vedalaşma fırsatı verdiğini belirten Ortaylı, yaşadığı süreci “güzel bir veda şansı” olarak değerlendirdi.

Defin yeri konusunda farklı yerleri düşünmüştü
İlber Ortaylı’nın yaşamı boyunca defnedilmek istediği yer konusunda da farklı düşünceleri olduğu aktarıldı. Bir dönem Gelibolu’da defnedilmeyi istediğini dile getiren Ortaylı’nın cenazesi, ailesinin açıkladığı program doğrultusunda Fatih Camii Haziresi’ne defnedildi.
Tuna Ortaylı’nın anlatımına göre ünlü tarihçi, farklı dönemlerde Karadeniz’e bakan bir mezar yeri, Ayvalık ve Gelibolu gibi seçenekleri de değerlendirmişti. Sonraki yıllarda ise Fatih Haziresi fikrine sıcak bakmaya başlamış ve cenazesinin Fatih Camii ya da Sultanahmet Camii’nden kaldırılmasını istemişti.
Geride yedi ev ve binlerce kitap kaldı
Tuna Ortaylı’nın daha önce yaptığı açıklamalarda, babasının İstanbul’da düzenlenmesi ve kapatılması gereken yedi ayrı evi bulunduğu ortaya çıkmıştı. Bu evlerde çok sayıda kitap, çalışma malzemesi ve kişisel eşyanın bulunduğu belirtilmişti.
İlber Ortaylı’nın farklı dönemlerde farklı evlerde yaşamayı sevdiği, Yeşilköy’deki evlerinden birini büyük ölçüde kütüphane olarak kullandığı ve yaşamının merkezinde her zaman kitapların bulunduğu aktarıldı.
Ünlü tarihçinin ardından kalan binlerce kitap ve kişisel eşyanın nasıl değerlendirileceği de daha önce kamuoyunda gündeme gelmiş, Tuna Ortaylı babasının adına bir kütüphane kurulacağını açıklamıştı.
Yorumlar (0)
Yorumlar yükleniyor...